Sık Sorulan Sorular
Ayakkabı Seçimi

Çocuklarda Ayakkabı Seçimi:
 
Çocuklar büyümeye başladıkları ve ilk adıma yaklaştıkları dönemde ailelerin ilk aklına gelen sorulardan biride çocuğuma nasıl bir ayakkabı almalıyım olmaktadır.Burada dikkat edilmesi gereken birkaç kriter vardır. Öncelikle ayakkabıların uzunluğuna, genişliğine, yüksekliğine ve kullanılan malzemenin kalitesine dikkat edilmelidir.

Çocukların hızlı büyüme dönemlerinde her 3-4 ayda bir yeni ayakkabı ihtiyacı olabilir. 16 ay altında çocuklarda, ayak 2 ayda 2 numara büyüyebilir.16-24. aylarda ayaklar 3 ayda 2 numara büyürken, 24-36 aylık küçük çocuklarda 4 ayda 2 numara, 2 yaşından sonra 4-6 ayda 2 numara büyür.
 
Ayakkabının üst kısmı deri, kanvas veya delikli bir materyalden yapılmış olmalıdır. Bu malzeme hava geçiren, terleme ile ayakta oluşan nemi dışarı atabilen malzemeden yapılmış olması önemlidir. Plastik gibi yapay maddelerden kaçınılmalıdır
 
Taban içinin ter emici bir maddeden yapılmış olduğundan emin olunmalıdır. İç kısmı destekli taban tercih edebilirsiniz. Aslında çocukların çoğu böyle bir desteğe ihtiyaç duymazlar. 18 ay altındaki bebeklerin hemen hepsi düz tabandır. Ayak taban gelişimi 12 yaşına kadar devam etmektedir.
 
Ayakkabının tabanı yeri sağlam tutan, kaymayan ve esnek bir malzemeden yapılmış olmalıdır. Sert ve yüksek tabanlar küçük çocuklarda sendelemelere ve düşmeye neden olabileceğinden kaçınılmalıdır.
 
Bebeklerde ayakkabıda topuğa ihtiyaç yoktur. Düz taban yürümeye yeni başlayan bebeklerde yürüyüşü kolaylaştırır. Daha büyük çocuklarda 2 cm yi geçmeyen topuklar kullanılabilir. Daha yüksek topuklar ayağın öne doğru kayarak parmakların bükülmesine neden olur.
 
Çocuk ayakkabısını sabah saatlerinde değil, öğleden sonra satın alın. Çünkü çocukların da ayakları büyüklerde olduğu gibi gün içinde şişebilir. Bu da ayağı normalden daha büyük gösterir. Böylece ayağa büyük numaralı ayakkabı alma riski artar.
 
Çocuğunuz yanınızda olmadan ayakkabı almayın. Küçük çocukların da ayakkabı alırken denemesi gerekir. Ayakkabının ucuna baş parmağınızla bastırarak, ayakkabının çocuğunuzun ayağına tam oturup oturmadığını, büyük gelip gelmediğini anlayabilirsiniz. Ayakkabı en uzun ayak parmağından bir baş parmak ölçüsüyle uzun olmalıdır. Bu esnada çocuğunuzun ayakta durması gerekir.
 
Erişkinlerde ayakkabı seçimi:
 
Erişkinlerin günlük hayatın önemli bir kısmını ayakta ve ayakkabı ile geçirdiğini düşünürsek sağlıklı bir gün geçirmek için sağlıklı ayakkabı seçiminin ne kadar önemli olduğunu anlarız.O nedenle seçeceğimiz ayakkabı giydiğimizde rahat olan ve günü rahat şekilde geçirten ayakkabıdır.Bunun içinde ayağımızın büyüklüğüne ve anatomik yapısına uygun olmalıdır.Ayakkabı seçerken dikkat etmemiz gereken kriterler:
 
-Ayağınızın büyüklüğüne ve genişliğine uygun ayakkabı seçin

-Alacağınız ayakkabının topuğu 6 santimetreden yüksek olmamalıdır

-Alacağınız ayakkabıyı gün sonuna doğru alınki alacağınız ayakkabı günün verdiği şişkinlikte bile ayağınızı sıkmasın

-Ayakkabının içinde parmaklarınız kadar topuğunuzda rahat olmalıdır

-Ayakkabı alırken iki tarafı birlikte deneyin.

-Ayakkabının ucuyla en uzun parmağınız arasında 1cm boşluk olmalıdır.

-Ayakkabı büyük ayağınızın(çoğunlukla ayağın biri diğerinden büyüktür) ölçülerinde rahat olmalıdır.

-Yeni ayakkabıları denerken biraz yürüyünüz ve iyi oturduğundan ve rahat olduğundan emin olunuz.

-Ayakkabının içinde parmaklarınızı rahatça hareket ettirebilmelisiniz.

-Ayakkabı rahatsız edici derecede sıkı ise, zamanla gevşer diye düşünüp satın almayınız.

 

Ortopedide Anestezi

Anestezi, ameliyat sırasında hastanın ağrı duymasını önleyen tıp dalıdır.Ağrıyı önlemek için kullanılan ilaçların ve yapılan ameliyatın insan vücudu üzerinde bir takım istenmeyen etkileri olabilir. Bu istenmeyen etkiler, bazen hastanın hayatta kalmasını sağlayan sistemlerin ve organların işleyişini önemli ölçüde bozabilir.
Bu nedenle anestezi uzmanı ağrıyı ortadan kaldırırken oluşabilecek yan etkileri de hem ameliyat sırasında, hem de ameliyat sonrasında kontrol altında tutarak sorunların ortaya çıkmasını önler ve ameliyat sonrası dönemde ortaya çıkacak olan ağrıyı dayanılabilir sınırlar içerisinde tutar. Anestezi uzmanlarının hastanın ameliyata neden olan rahatsızlığının dışında diğer branş doktorları tarafından tesbit edilmiş ve tedavisi planlanmış hastalıkları anestezi ve ameliyat ile bağdaştırmak ve o hastalıklardan fazla etkilenmeden anestezi ve ameliyatın tamamlanmasını da sağlamak gibi bir görevleri vardır. Bu ve benzeri nedenlerle hastaların ameliyat gününden önce anestezi polikliniğine baş vurarak anestezi uzmanı tarafın değerlendirilmesi lazımdır.

 

Size uygun anestezi seçimi:

Ameliyat öncesi dönemde anestezi doktorunuz sizinle görüşecek ve tıbbi durumunuza en uygun anestezi yöntemini size belirtecektir. Uygulanacak anestezi şekli, ameliyata, ameliyat süresine, sizin tıbbi durumunuza göre seçilir ve sizinle görüşülerek karara varılır.Burada anestezi uzmanınız sizin için genel anestezi, bölgesel anestezi veya lokal anestezi seçeneklerini size bildirecektir.

 

Anestezi riskleri:

Tüm anestezi ve cerrahi girişimler bazı küçük riskler içerir.Bu risklerin boyutu cerrahinin tipine, hastanın sağlık durumuna , anestezi ve ameliyathanelerin teknik donanımına bağlı olarak değişir.Hasta ne kadar sağlıklı ise yapılacak ameliyat hayati organları ne kadar az etkiliyorsa o kadar azdır.Ulusal ve uluslar arası kuruluşlar anestezi güvenliğini ve konforunu arttırmak, riskini en aza indirmek amacı ile kurallar geliştirmiştir.Bu kurallardan bazıları ameliyathanelerin teknik donanımları ile ilgilidir.İleri teknoloji ürünü anestezi cihazları ile
donatılmış, kuralların deneyimli uzmanlar tarafından uygulandığı ameliyathanelerde anestezi ve ameliyat riski en aza indirilmiştir

 

Genel Anestezi koplikasyonları:

Genel anestezi sırasında bir komplikasyon oluşması, ameliyat öncesi tıbbi durumunuza ameliyatınıza ve kullanılan anestezi yöntemine bağlı olabilir. Oluşabilecek komplikasyonlar ameliyat sırasında veya sonrasında olabilir.Ciddi ameliyat sonrası komplikasyon,bulantı ve kusmadır.
Aspirasyon pnömonisi dediğimiz mide içeriğinin akciğerlere kaçması ciddi bir komplikasyondur ve o nedenle hastalarımıza ameliyattan önce 8 saat bir şey içmemelerini ve yememelerini söyleriz buradaki amaç mide içeriğinin boş kalarak bu ciddi komplikasyonun oluşmasını engellemektir.
Tansiyonda düşmesi , ağız içi travma,kalpte ritm bozulması,oldukça nadir olmakla beraber kalp krizi,astım atağı,alerjik reaksiyonlar,oksijen yetersizliği hatta ölüm olabilir

 

Ameliyat sonrası dönemde ağrı kontrolü:

Günümüzde ameliyat sonrası ağrı başarılı bir şekilde kontrol edilebilmektedir. İmkanların yanı sıra ağrının önlenebilmesi konusunda bilgili deneyimli ve en önemlisi konuya ciddi olarak yaklaşan bir ekibin bulunmasıdır.Anestezi uzmanları bu konuda da özel eğitim görmüş hekimlerdir.Ameliyat sonrası ağrının önlenmesi sadece ameliyatın ürkütücü görünümünü ortadan kaldırıp hasta konforunu sağlamakla kalmaz hastanede kalış süresini kısaltır,yara iyileşmesini hızlandırır,ameliyat sonrası bir çok komplikasyonu önler. Ağrının şiddetinin belirlenmesinde ağrı eşiğinden başka ameliyat yerinin, kesi tipinin ve boyutunun,ameliyatın büyüklüğünün, hastanın gerginliğinin de rolü vardır. Bu nedenle anestezi uzmanı hastaları ameliyat sonrası ağrının önleneceği konusunda bilgilendirmeli ve inandırmalıdır

Postür (Duruş)

Duruş (postür) vücut kısımlarının diziliş ve düzenidir. Postür statik veya dinamik olarak ikiye ayrılır. Oturma, ayakta durma, yatma sırasında vücudun duruş şekline statik postür (sabit duruş), hareket esnasında vücudun duruş şekline ise dinamik postür (hareketli duruş) denilir.
 
Normal postür (duruş) nedir ?
Kas iskelet sisteminde bir zorlanmaya sebep olmayan, vücudun normal eğriliklerinin korunduğu, eklemlere uygulanan kuvvetlerin dengeli dağıldığı duruşa normal postür yada normal duruş denilir. İyi bir postür eğitimi çocukluk yaşından itibaren başlar.
 
Sağlıklı ayakta duruş pozisyonu
Baş dik ileri ve geri eğiklik yapmaksızın yanlardan bakıldığında kulaklar tam omuzlar hizasında olmalıdır. Göğüs dik durmalı bel ve boyundaki çukurluklar normalden fazla veya az olmamalıdır. Karın düz olmalıdır. Omuzlar dik olmalı, çökmüş gibi olmamalıdır.
 
Sağlıklı yatış pozisyonu
Yatak sert ve düz olmalı, vücut ağırlığı ile yaylanmamalıdır. Baş ve gövde uyum içinde olmalıdır. Yastık çok alçak veya çok yüksek olmamalı, boyundaki çukurluğu destekleyecek kadar olmalıdır. Çok yumuşak yastıklar zararlıdır. Ayrıca çok sert ve yüksek yastıklar başın askıda kalmasına ve boynun zorlanmasına sebep olur.
 
Sağlıklı oturma pozisyonu
Oturma postürü ayakta durma postürüne göre daha gevşek bir postürdür. Sağlıklı bir oturmada yük her iki kalça üzerine eşit olarak dağılmalı, bel ve sırt dik olmalıdır. Oturulan yer yeterli yükseklikte olmalı, her iki ayak yere eşit olarak temas etmelidir. Çalışma esnasında öne eğilmeyi önlemek için masaya yakın oturulmalı, araba kullanılıyorsa direksiyona yakın olunmalıdır. Sırt ve mümkünse baş, eğimi hafif arkaya bakan bir destekle desteklenmelidir. Otururken kolların bir destekle desteklenmesi omuz ve boyuna binen yükü azaltır.
Uzun süre masa başında çalışanlar, bilgisayar ve daktilo gibi klavyeli cihaz kullananlar, borsa çalışanları gibi sürekli bir ekran izlemek zorunda kalanlar, çok fazla miktarda el işi (ince iş) yapanlarda sırtta kamburluk, omuzlarda çökme ve yuvarlaklaşma ve boynun öne doğru eğim yapması şeklindeki duruş bozuklukları ile çok sık karşılaşırlar. Bu kişilerde aynı pozisyona maruz kalmaktan ve tekrarlayan mikrotravmalardan dolayı omuz ağrıları, boyun ağrıları, kürek kemikleri arasında ağrı, kol ve el bileği ağrıları çok sık görülür. Uzun süreli kötü ve aynı pozisyonda ders çalışan öğrenci ve akademisyenlerde de benzer tablolar görülebilir
 
Postür bozukluklarında yapılacak egzersizler:
 
Ayakta yapılacak egzersizler
Çeneniz geride, başınız dik, kollarınız gövdeye yakın, karın düz olacak şekilde yürümeye çalışınız. Kauçuk tabanlı, kaymayan ayakkabıları tercih ediniz. Yürürken ayaklarınız dışa doğru değil öne doğru baksın.
Bir duvara karşı durup kollarınızı kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırın. Bu esnada karnınızı içeri çekerek belinizi düzleştirmeye çalışın. Bu egzersizi yaparken bir kolunuzu kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırırken, diğer kolunuzu indirebildiğiniz kadar aşağıyı doğru uzatın. Daha sonra kollarınızı değiştirin.
Ellerinizi arkadan bel ortasına getirin. Eğilebildiğiniz kadar arkaya eğilmeye çalışın. Bu esnada karın kaslarınızın kasıldığını hissedin.
Sırtınızı bir duvara yaslayınız, ayaklarınızı 25 cm kadar duvardan uzağa koyunuz. Dizleriniz hafif bükülü durumda iken baş, omuz ve sırtınızı duvarla temas halinde tutunuz. Bu pozisyonda, duvarla temas halinde iken aşağı-yukarı kayın. Sırt bölgenize plastik bir top koyarak bu egzersizi daha etkili hale getirebilirsiniz.
 
Oturarak yapılacak egzersizler
Başka bölümlerde anlatılan boyun egzersizleri uzun süre oturmaktan kaynaklanan zorlanmaları dengelemek için kullanılabilir.
Otururken omuzlarınızı kaldırabildiğiniz kadar kaldırın. Sonra omuzlarınızı öne, aşağıya ve arkaya hareket ettirerek daireler çizin. Bu hareketi ayakta da yapabilirsiniz.
Arkalıklı bir sandalyede yada taburede oturun. Kürek kemiklerinizi orta hatta doğru yaklaştırabildiğiniz kadar yaklaştırın.
Arkalıklı bir sandalyeye oturun. Sandalyenin kollarından tutarak sırt bölgenizi sandalyenin üst destek noktasına getirerek geriye doğru geriniz.
 
Yatarak yapılacak egzersizler
Dizleriniz bükülüyken sırt üstü uzanın. Başınız ve omuzlarınızı yere koyun. Bu esnada kalça, uyluk ve gövdenizi kaldırarak köprü kurun. Bu egzersizi daha sonra sağ ve sol bacağınızdan ayrı ayrı destek alarak tekrarlayın.
Dizleriniz bükülü iken sırt üstü yatın. Kalçanız çok hafif kalkarken, karnınızı içe çekin ve bel çukurluğunu yere bastırmaya çalışın.
Sırt üstü dizleriniz bükülü iken yatın, kürek kemiklerinizin arasına rulo haline getirilmiş büyükçe bir havlu koyun. Omuzlarınızı aynı anda yere doğru yaklaştırmaya çalışın.
Yüzüstü uzanın önce sağ sonra sol kolunuzu havaya kaldırmaya çalışın. Aynı hareketi karnınızın altına bir yastık koyarak kollarınız yanda iken tekrar ediniz. Bu hareketi yaparken sağa ve sola doğru gövdenizi esnetin.